cizgi-film-izle-e727d4f8/

çizgi film izle belli. Hiç korkma anneni bulana ka dar ayrılmam ben yanından.” Yere oturdu elimi tuttu. Yüzü de elleri de kirliydi. Pek güzel koktuğu da söylenemezdi. Ama bebeklikten beri tanıdığım aynı yuvaya aynı okula beraber gittiğim Ankara’daki ar kadaşlarım yanımdalarmış gibi rahatladı içim. Belki de kedimiz Kadife bu çocuğa dönüşüp geri dönmüştü dünyaya beni kurtarmak için. Artık yalnız değildim. Hem Kadife Çocuk mutla ka bulacaktı bizim oteli. “Annem ne kadar korkmuştur üzülmüştür şim di” dedim. Yine ağlayacaktım ki “Dur derin bir nefes al” dedi. “Gökyüzüne bak.” Ne dediyse yaptım hemen. Gökyüzü Ankara’da ki gibi maviydi. “Otelin penceresinden ne görmüştün anlat bana.” Güvercinleri görmüştüm martıları denizi. Aşa ğıda büyük bir meydan vardı. Kapının önünde özel giysileri uzun şapkaları olan adamlar bekliyordu. Taksiler duruyordu sonra. Büyük bir pastane vardı başka oteller… “Buraya yürüyerek geldiniz değil mi Trafık ışık larında beklediniz karşıdan karşıya geçtiniz. Son Aynaya Gülerek Bak | 253ra bu büyük caddeye girip mağazaların vitrinlerine baktınız.” “Nerden biliyorsun ” diye bir çığlık attım. “Haydi kalk gidiyoruz” dedi. Sımsıkı elele tutuşmuş kalabalığın içinden zor lukla geçerek ilerliyorduk. Beni korkutan gürültülü caddeye bakmamaya çalışıyordum. “Bir daha hiç gelmeyeceğim buraya” diye homur dandım. “Niye Beni ziyarete gelirsin belki ” dedi göz kır parak. “Sen hep bu sokaklarda mı yaşıyorsun Annen baban yok mu senin okulun yok mu niye mendil satıyorsun ” Düşünmeden konuşmuştum. Böyle herşeyi bir anda sorduğuma utandım. Evi de yokmuş okulu da. Aç kalmamak için sat mak zorundaymış nane kokulu mendillerini. O da kaybolmuştu işte. Ama benim gibi ağlamı yordu. Alışmıştı bu duruma. “Babam hepsini satın alır o mendillerin” dedim. “Hatta seni okula da gönderir. Bir ev de bulur sana. Hem belki bizim evde yaşarsın. Ankara çok güzel dir” dedim bir çırpıda. İnanmıyormuş gibi güldü. “Babamı tanıyınca inanırsın bana” dedim. “O herkesin hakkını savunan ünlü bir avukat. Senin hakkını da savunur sokakta aç kalmazsın bir daha.” 254 | Bir anda durunca şaşırıp etrafıma baktım. Bul muştu bizim oteli. Gerçekten de bulmuştu “Burası mı ” diye sordu. “Burası” dedim. Kapının önündeki polisleri görünce elini kurta rıp elimden “Hoşçakal Peri” diye fısıldadı. Koşma ya başladı. “Dur nereye gidiyorsun ” dememe kalmadan kayboldu ortadan. Annem ağlayarak boynuma sarıldı. Babam önemli biri olduğu için şehri birbirine katmış herkes beni aramaya çıkmış. Kadife Çocuk olmasa da bulurlarmış beni. “Olur mu hiç” dedim “O olmasaydı ölürdüm ben. Sesim bile çıkmaz olmuştu.” Babam gülümseyip göğsüne bastırdı başımı. “Haydi baba onu almaya gidelim” dedim. “Mut laka büyük caddede dolaşıyordur yine.” “Alıp da ne çizgi film izle,pepe izle,pepe yeni bölümleri izle,çizgi film seyret,çizgi filmler izle,çizgi filmler seyret,pepee çizgi film izle,keloğlan çizgi film izle,yeni çizgi film izle

cizgi-film-izle-fed6955a/

çizgi film izle ka dar olan süpürgeyi kucakladığım gibi fırladım kapı nın önüne. Bahçedeki dut ağacının meyveleri dökül müş yapış yapıştı yerler. Bu yüzden süpürürken çok zorlanıyordum ellerimin içi yanıyordu cayır cayır. İşi epeyce kolaylamıştım yine de… Kucağında kü çük kardeşim annem seslendi pencereden “Bırak süpürme işini Nesibe ” dedi “kardeşin uyandı Uykusunu almamıştır daha beş dakikacık uzanıver yanına da uyusun yoksa huysuzluğundan durulmaz ” Süpürgeyi yerden yere çarptım deli gibi. Ağlamak istedim çığlıklar atmak istedim ama öfkeden solu ğum tutuldu hiçbir şey yapamadım. Doğru yukarı çıktım bir kedi gibi usulca sokuldum kardeşimin yanına. Gözlerimi yumdum soluğumu tuttum baş ladım içimden saymaya … yetmiş altı yetmiş yedi yetmiş sekiz yetmiş dokuz sekk…… ……………………………… “Nesibe Nesibe kıız Uyan uyan halangil geldi ” “Hııı… Sibel .. Sibeeeeeeel…” “Ne Sibel’i Nesibe … Bırak sayıklamayı. “Göre sim geldi kalksın ’ diyor halan.” Aynaya Gülerek Bak | 129Gözlerimi hafifçe araladım karşımdaki yüz ip atlayarak bana doğru koşan Sibel’in terli yüzü değil annemin yorgun yüzüydü. Kapı aralığından kardeşi min sesi geliyordu “Abbah abbah Del del ” 130 | Süleyman BulutOkumakla ve Yazmakla Nasıl Tanıştım Konya Beyşehir Gölü’nün kıyısında Tolca kö yünde doğdum. İlkokulu köyde okudum. Masallar Mevlâna öyküleri ve Nasreddin Hoca fıkraları dinle yerek ilkokul çağına geldim. İlk şiiri ilk öyküyü ve ilk yazılı masalı ilkokul Türkçe kitaplarımda okudum. Bunlar arasında çok sevdiğim çok etkilendiğim ürünler vardı… Bu gün gibi anımsıyorum En çok etkilendiğim şiir Kır Şarkısı’ydı Behçet Necatigil’in. Çalışmak için gitti ğimde ya da atlarımızın karnını doyurmak için on ları kırlara götürdüğümde çayırlara ya da ekinlerin arasına uzanır bu şiiri okuyarak uç uç böcekleriyle konuşurdum. Etkilendiğim öykülerse Kaşağı (Ömer Seyfettin) Eskici (Refik Halit Karay) Kirazlar (Reşat Nuri Gün tekin). Bu arada İlk ve ortaokul dönemimde TRT Radyosu’nun Arkası Yarın ve Çocuk Saati program larının da çok katkısı olduğunu söylemeliyim. Ar 132 | kası Yarın’ı kaçırmamak için koca radyoyu omzuma asar öyle çalışırdım tarlada. Beni çok etkileyen şiirler gibi şiir yazmaya Ka şağı ve Kirazlar’a öykünerek öyküler yazmaya çalış tım. İlk yazma denemelerim bunlar ama yazmanın ve yazarlığın ne olduğunu elbette bilmiyordum. Sa dece bir meraktı benimkisi. Ders kitaplarının dışındaki kitaplarla öykü ve şiir kitaplarıyla ortaokul için Beyşehir’e gittiğimde kar şılaştım. Orada bir halk kütüphanesi olduğunu öğ rendim. Gittim üye oldum. İlk kez bu kadar çok ki tabı bir arada görmüş masalardan birine oturup sa atlerce kitapları seyretmiştim. Kütüphane memuru beni yanına çağırıp hangi kitabı istediğimi sordu. Cevap veremedim. Memur soruyu değiştirdi “Ne tür bir kitap istiyorsun Roman mı çizgi film izle,pepe izle,pepe yeni bölümleri izle,çizgi film seyret,çizgi filmler izle,çizgi filmler seyret,pepee çizgi film izle,keloğlan çizgi film izle,yeni çizgi film izle

cizgi-film-izle-2acbdfb6/

çizgi film izle vardı yüzünde öğretmenlerin. “İlk atama mı ” “ Memleket neresi ” “ Hangi okulu bitirdiniz ” “………………….” Müdür elinde göreve başlama yazısına bakarken ilk yıllarını Erzurum yaylalarınıhatırladı . Çocuklar ellerinde kardelenler oradan oraya koşuşturuyordu. “ Çay alcen mi hoca ”dedi ihtiyar hizmetli. Çayından dem düşülmüştü biraz. Bir parça hüzün dalı atılmıştı içine belli ki… Uzun yoldan gelenlere köylülerin bir ikramıymış bu. Buruk bir tadı vardı çayın. Yayla çiçeği kokuyordu ama…Bu kokuya bayıldı. “ Sizi sınıfınıza götüreyim ”dedi müdür. Erzurum ayazı kadar keskin sesiyle. 244BEN ÖĞRETMENİM ÇOCUKLAR | Öğretmen Hikâyeleri Antolojisi Hiçbirşey söyleyemedi çocuklara… Öylece kalakaldı yüzlerce soru yüklü bakışların karşısında. Evet bu ânı hiç unutmayacaktı. Korkulu suskun ama soru yüklü bakışları da… “ Çocuklar” dedi müdür “Bundan sonra sizi yeni öğretmeniniz okutacak…” Tahtaya ismini yazarken tuhaf bir çocukluk dağıldı yüzüne. Tebeşir ne kadar da beyazdı öyle… Her yer bembeyaz kesilmişti. Çiçekler…. Çiçekler yoktu Ha bire çocuk sesleri geliyordu dalgalanan beyazlar arasından. Çocukların ellerinde kardelenler bir kurşun gibi sıyırdı yüreğini. Bendini zorlayan bir ırmaktı heyecanı. Susturmak güçtü. Üstelik gurbete düşmüştü. Buradan yükselen feryat aks-i sedasız giderdi. O kadar uzaktı memleketi… Çayından dem düşülmüştü biraz. Biraz hüzün dalıydı rengi veren. “ Alışırsın ” dedi müdür. “İlk gün olur böyleşeyler.” Erzurum yaylalarını hatırlamıştı. Öğretmenliğinin ilk günlerini… “ Müdür bey ”dedi. “Buralarda hiç çiçek açmaz mı III. Akşamdı. Güneş çok uzaklarda bir tepenin ardında kaybolup gitmişti. Yüzünde yağmur yüklü yolcuları anımsadı. Gözleri ufukta öylece kalakaldı. Çocuklar koşuyordu ona doğru. Koşuyor koşuyor yetişemiyorlardı. Rüzgara tutunup saçlarına karıştı çocuklar… Kanına karıştı… Bütün hücrelerine. “ Güneşi yakalayalım ” dedi çocuklara.. “Haydi verin elinizi ” Öğrencileri el ele tutuşmuş etrafında dönüyorlardı. Yer-gök çiçek yağmuruna tutulmuştu… Çiçek yağıyordu saçlarına yüzüne…-Yağmuru severdi çünkü.Bir resim düştü cebinden yere. Eğilip aldı onu birileri… Baktı. Kurşunkalemle çizilmiş bir yayla çiçeğiydi. Hiçbirşey anlamadı…. 245BEN ÖĞRETMENİM ÇOCUKLAR | Öğretmen Hikâyeleri Antolojisi Abdullah HARMANCI d.1974-Konya BENİ ALMAYA GELEN BULUT Şair Ahmet Aka’ya Bir gün öğrencilerimden birini caddelerden birinde gördüm. Simit satıyordu. Başında eprimiş bir kep. Üstünde renkleri birbirine karışmış ekose bir gömlek. Ayağında dedem zamanından kalma sarısı iyice bozulmuş bir “mekap”. Dudağının ucunda izmaritine kadar içilmiş dumanı bitmiş bir Samsun. Beni görünce sigarasını bir hürmet ifadesi olarak sözümona belli etmeden üç tekerli simit arabasının altına bırakıverdi. Yüzünde mahcup çizgiler. Sorulması gereken soruları sordum. Verilmesi gereken cevapları verdi. Aradan her zaman olduğu gibi yıllar teneffüsler dersler tatiller yazılılar karneler “bak ödev yapmayanları ben ne yapıyorum alimallah”lar gelip geçmiş “öğrencilerimden biri” büyümüş aklı başında laflar eder olmuştu. Bizimki çizgi film izle,pepe izle,pepe yeni bölümleri izle,çizgi film seyret,çizgi filmler izle,çizgi filmler seyret,pepee çizgi film izle,keloğlan çizgi film izle,yeni çizgi film izle

cizgi-film-izle-ac7c45ea/

çizgi film izle — Bu gün nasılsınız bakayım Der. Bu üç kelimeyi her gün yeniden ve içtenlikle tekrarladı. Ah o üç kelime . Bizleri oracıkla mutlu ederdi. Güzel birşarkının nağmeleri gibi gelirdi kulağımıza. Ne bileyim ferahlardık hoş olurduk o sabah. Hepsinden en önemlisi kelimelerin kudretini öğrendik böylece. Belki de çoğumuzun düşünmeden söylediği o sözler nelere kadirmiş meğer. Türkçeyi mükemmel konuşuyordu. Okuma-yazma ve telaffuzu yeniden öğrendik âdeta. Dilimizin tadını ve inceliklerini gösterdi bizlere. Hasretle bekler olduk Edebiyat dersini. Lise ikinci sınıfa 142BEN ÖĞRETMENİM ÇOCUKLAR | Öğretmen Hikâyeleri Antolojisi kadar yerini dahi bilmediğimiz kütüphane uğrak yerimiz olmuştu O gelinceye kadar yarı yarıya kapalı olan kitaplık açıldı yeniden usulüne göre tasnif edildi rafları düzenlendi. Dersi varsa sınıfta yoksa kütüphanenin hemen girişindeki kalorifer peteğinin yanı başında kitap okumakta olurdu. Okumanın lezzetine geç vardığımıza hayıflanıyorduk. …. Kış ortasındaydık günlerimiz iyice kısalmıştı. Çıkış saatlerimiz karanlık oluyordu artık. Okulumuz paydos olmuş sokaklar öğrenci çığlıklarıyla dolmuştu. Birbirlerini kovalarken buzda kayıp düşenler ağlayanlar çantasını kızak gibi kullananlar alelacele boyunbağını çözüp ellerinde sallayanlar… Çocukça telaşlar hakimdi sokaklara. Caddenin tam ortasına geldiğimizde ortaokuldan bir çocuğun ağladığını gördük. Külahı kitapları ve defterleri karların üstüne saçılmıştı. Sokak lambasının sarı ışıkları az buçuk ulaşıyordu bizlere kadar. Burnu gözleri kızarmış dudaktarı morarmıştı. Yerdeki eşyalarını gördükçe dahaşiddetli ağlıyor “herşeyim mahvoldu ” diyerek feryat ediyordu. Sanki yakınlarını ya da elinden ayağından birini kaybetmişti zavallı yavrucak. Yıkılmıştı bütün dünyası. Çok geçmeden öğretmenlerimiz geldiler. Beklediğimiz üzere Korkut Bey kaldırdı çocukcağızı yerden. Durumdan çok etkilendiği dişlerini gıcırdatışından belli oluyordu. Ufaklığı okşadı. Dağılan eşyalarının toplanmasına yardım etti. Ne oldu sana çocuğum diye sordu sonra. Göz yaşlarını silmekten ve hıçkırmaktan ötürü cevap veremiyordu ufaklık. Üsteledi. Hadi söyle .. O sırada kasabamızın kabadayısı umursamaz bir tavırla Korkut Bey’in başına dikildi. Ağzında siyah kehribar ağızlık ve ona takılı sigara sırlında uzun bir palto boynunda beyaz bir atkı vardı. Bıyıklarını bürmekteydi 143BEN ÖĞRETMENİM ÇOCUKLAR | Öğretmen Hikâyeleri Antolojisi sürekli. Bizler korkmaya başlamıştık. Düşündüğümüz olur da bu gözü kara korkusuz adam öğretmenimize saldırırsa ne yapardık Bunlara terbiye verin hoca dedi Dayı Hasan hükmedici ve kendinden emin sesiyle. — Ne gibi bir terbiyesizlik yaptı bu yavrucak sana Korkut Bey’in sesinden de meydan okumalar seziliyordu. — Bu velet sigaramı elimin üstüne yapıştırdı Yanlış yapmış .. Ama karşılığı çocuğu bu hale getirmek mi olmalıydı Dayı Hasan diklendi. Bana hak hoca efendi .. Ben talebelerinden bir değilim dikkat el Kafamın tasını attırma yıkarım asfalta .. Son cümlenin ardından gözleri döndü Korkut Hoca’nın. Yumruklarını sıktı. Alışık olmadığımız ifadeler belirdi yüzünde. Doğrusu hiç ummadı-ğımız bir çizgi film izle,pepe izle,pepe yeni bölümleri izle,çizgi film seyret,çizgi filmler izle,çizgi filmler seyret,pepee çizgi film izle,keloğlan çizgi film izle,yeni çizgi film izle

cizgi-film-izle-0e183a62/

çizgi film izle inşallah… Dedirtirdim… O rüyalarımı tabir ederek benim büyük bir adam büyük bir bey büyük bir paşa olacağımı bana kimsenin fenalık yapamayacağını garanti ettikçe yalan söylediğimi unutur ne kadar sevinirdim * Nasıl sokaklardan kiminle giderdim Bilmiyorum… Okul bir katlı duvarları badanasız idi. Kapıdan girince üstü kapalı bir avlu vardı. Daha ilerisinde küçük ağaçsız bir bahçe… Bahçenin sonunda ayakyolu gayet kocaman abdest fıçısı… Erkek çocuklarla kızlar karmakarışık otururlar beraber okur beraber oynarlardı. “Büyük Hoca” dediğimiz kınalı az saçlı kambur uzun boylu ihtiyar bunak bir kadındı. Mavi gözleri pek sert parlar gaga gibi eğri sarı burnuyla tüyleri dökülmüş hain hasta bir çaylağa benzerdi. Küçük Hoca erkekti. Büyük Hoca’nın oğlu idi. Çocuklar ondan hiç korkmazlardı. Galiba biraz aptalca idi. Ben arkadaki rahlelerde Büyük Hoca’nın en uzun sopasını uzatamadığı bir yerde otururdum. Kızlar belki saçlarımın açık sarı olmasından bana hep “Ak Bey” derlerdi. Erkek çocukların büyücekleri ya ismimi söyler yahut “Yüzbaşı oğlu” diye çağırırlardı. Sınıf kapısının açılmayan kanadında sallanan “geldi-gitti” levhası yassı cansız bir yüz gibi bizlere bakar kalın duvarların tavana 20 BEN ÖĞRETMENİM ÇOCUKLAR | Öğretmen Hikâyeleri Antolojisi yakın dar pencerelerinden giren donuk bir aydınlık durmadan bağıran haykırarak okuyan çocukların susmaz keskin çığlıklarıyla sanki daha çok ağırlaşır bulanırdı… Okulda yalnız bir çeşit ceza vardı Dayak… Büyük kabahatliler hatta kızlar bile falakaya yatarlardı. Falakadan korkmayan titremeyen yoktu. Küçük kabahatlilerin cezası ise ölçüsüz tartısız idi. Küçük Hoca’nın ağır tokadı… Büyük Hoca’nın uzun sopası… Ki rast geldiği kafayı mutlakaşişirirdi. Ben hiç dayak yememiştim. Belki iltimas ediyorlardı. Yalnız bir defa Büyük Hoca kuru kemikten elleriyle yalan söylediğim için sol kulağımı çekmişti. O kadar hızlı çekmişti ki ertesi gün bile yanıyordu. Kıpkırmızı idi. Hâlbuki kabahatim yoktu. Doğru söylemiştim. Bahçedeki abdest fıçısının musluğu koparılmıştı. Büyük Hoca bu kabahati yapanı arıyordu. Bu mavi cepkenli kırmızı kuşaklı hasta zayıf bir çocuktu. Haber verdim. Falakaya konacaktı.İnkâr etti. Sonra diğer bir çocuk çıktı. Kendi kopardığını onun kabahati olmadı-ğını söyledi. Yere yattı. Bağıra bağıra sopaları yedi. O vakit Büyük Hoca — Niçin yalan söylüyorsun bu zavallıya iftira ediyorsun diye kula-ğıma yapıştı. Yüzünü buruşturarak darıldı. * Ağladım. Ağladım. Çünkü yalan söylemiyordum. Evet musluğu koparırken gözümle görmüştüm. Akşam tatilinde dayağı yiyen çocuğu tuttum — Niçin beni yalancı çıkardın dedim musluğu sen koparmamıştın. — Ben koparmıştım. —Hayır sen koparmamıştın. Öbür çocuğun kopardığını ben gözümle gördüm. Israr edemedi. Yüzüme baktı. Bir an öyle durdu. Eğer hocaya söylemeyeceğime yemin edersem saklamayacaktı. Anlatacaktı. Ben hemen yemin ettim. Merak ediyordum. 21 BEN ÖĞRETMENİM ÇOCUKLAR | Öğretmen Hikâyeleri Antolojisi — Musluğu Ali koparmıştı çizgi film izle,pepe izle,pepe yeni bölümleri izle,çizgi film seyret,çizgi filmler izle,çizgi filmler seyret,pepee çizgi film izle,keloğlan çizgi film izle,yeni çizgi film izle

cizgi-film-izle-134e3f26/

çizgi film izle sonra terazinin kefesine attığım her hamur parçası hemen hemen aynı ağırlıktaydı. Sabahları yedide eve gidiyordum. Kara zeytinle kahvaltımı yapıp okul yolunu tutuyordum. Karşılığında ne mi alıyordum Tastamam sekiz ekmek. Dört ekmek borcumuz sayılıyordu. Ramazan Amca torbama dört ekmek koyuyordu. Ekmeği elliyordum sıcaklığını duyumsuyordum içim titriyor coşkuyla mutlulukla ekmeklere bakıyordum. Yani ben ekmek kazanıyordum evimizin ekmeğini kazanıyordum. O mutlulukla somunun Aynaya Gülerek Bak | 19başını koparıyor beni izleyen sokak köpeğine atı yordum. Erken yatıyordum saat on sekizde yatakta oluyordum. Yine de uykumu alamıyordum. Ama olsun ekmeğimi kazanıyordum ya…Gözlerimi ovuşturup giderken konaklara evlere bakıyordum. Bu konaklarda da evlerde de benim gibi çocukların olduğunu düşünüyordum. Onlar mışıl mışıl uyurken ben niçin gecenin yarısında ekmeğimi kazanmaya gidiyordum Bunu bir türlü düşünemiyordum. Salt “Yoksuluz” diyordum. Olsun evime ekmek götürüyordum ya. Bekçi amcayla karşılaşıyorduk. “Korkmuyor musun bu gece zamanı Muzaffer ” diyordu. “Akbaş var ya” diyordum sokak köpeğini gösteriyordum. Sonra ekliyordum “Evimize ekmek götürüyorum bekçi amca… ek meğimizi kazanıyorum bekçi amca” diyordum. Ekmeği açlığı beynime kazıyordum. Koltuğumun altındaki ekmek çıkınının sıcaklığı bana güven veriyordu kendime güvenimi arttırıyor du. 20 |Pelin’i Özlesem Kime anlatayım kime anlatayım En iyisi Papatya’ya anlatayım. Papatya kim mi Bebeğim canım. Ben onun gözlerini papatyaya ben zettim. Annem onu bana verir vermez hemen adı nı koydum “Senin adın Papatya anladın mı bebecik ..” dedim. Kimse görmedi ama ben gördüm hemen başını salladı… İşte bak sana anlatacağım Papatya hem saçlarını tarayacağım hem de bir bir sana anlatacağım. Hayır hayır Pelin duymaz. Onu az önce uyuttum. Uyutur ken ona şarkı bile söyledim. Böyle gözlerini kapadı ve uyudu. Ben var ya gelecek yıl okula başlayacağım. Öyle çok istiyorum ki… Karşı dairede oturan Burcu an lattı. Uf uf uf okulun kocaman bahçesinde bir ko şuyor bir koşuyormuşsun ki sana kimse karışmıyor muş. Sonra canın isterse arkadaşlarınla top da oy nayabiliyormuşsun dans da edebiliyormuşsun şar kı da söyleyebiliyormuşsun. İstersen çizgi oynar is tersen seksek oynarmışsın. Ben bu oyunları bilmi yorum ki. Ama Burcu biliyor. Burcu zaten sokağa da Aynaya Gülerek Bak | 21çıkıyor… şimdi şu pencereden birlikte baksak kaç çocuğun sokakta oynadığını görürdü. Ama ben hiç oynamadım ki Papatya… oynadım mı oynamadım mı bilmiyorum ki… Ben hep karde şime baktım. Biliyorsun onun adını Pelin. Benim kini de sen biliyorsun Selin… Papatya canım soka ğa çıkmak istiyor oyun oynamak istiyor… Bak bak bak sesleri duyuyor musun Mutlaka saklambaç oy nuyorlardır. Belki de oyuncak bebeklerini almış so kağa çıkmışlardır… Hayır pencereden bakmak istemiyorum. Hıh babaannem Pelin’e bakamazmış sıkıntılıymış. Sıkıntı ne çizgi film izle,pepe izle,pepe yeni bölümleri izle,çizgi film seyret,çizgi filmler izle,çizgi filmler seyret,pepee çizgi film izle,keloğlan çizgi film izle,yeni çizgi film izle